2026 yılı Haziran ayı itibarıyla Borsa İstanbul, makroekonomik rasyonalitenin tesis edildiği ve dezenflasyon sürecinin somut meyvelerini vermeye başladığı oldukça kritik bir konjonktürden geçmektedir. BİST 100 Endeksi Yorumu: Yılın İkinci Yarısında Hangi Sektörler Öne Çıkabilir? sorusu, sadece yerli yatırımcı için değil, Türk varlıklarına yönelik “asimetrik normalleşme” sürecini takip eden küresel fon yöneticileri için de ajandanın ilk sırasında yer almaktadır. Burgan Yatırım’ın “makro normalleşme” vizyonu ile piyasalardaki belirsizliğin minimize edildiği bu yeni dönemde, Borsa İstanbul artık sadece bir enflasyon hedge mekanizması değil, operasyonel verimliliğin ve bilanço kalitesinin fiyatlandığı rasyonel bir pazar kimliği kazanmıştır.
Jeopolitik düzlemde ABD ile İran arasında varılması beklenen anlaşmanın yarattığı “barış rüzgarları” ve Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşen NATO Zirvesi’nin psikolojik desteği, risk iştahını 2026’nın ikinci yarısına taşımaktadır. CDS risk priminin 225 baz puana gerilemesi, yabancı sermaye girişlerinin 2025 yılının toplamını sadece bir ayda aşmasıyla birleştiğinde, endeksin yılın geri kalanında 15.000 – 20.000 puan bandını hedeflediği bir “anlaşma rallisi” senaryosu güçlenmektedir.
2026 İlk Yarı Performansı: Rekorlar, Konsolidasyon ve Sektörel Ayrışma
2026 yılının ilk yarısı, Borsa İstanbul tarihinde “29 yılın en güçlü başlangıcı” olarak kayıtlara geçmiştir. Ocak ayında kaydedilen %23’lük performans, endeksin 21 iş gününün 17’sinde rekor tazelediği soluksuz bir ralliye sahne olmuştur. Bu yükseliş dalgası, 12 Şubat tarihinde 14.000 puan psikolojik ve teknik eşiğinin test edilmesiyle zirveye ulaşmıştır. Ancak, her boğa piyasasının doğasında olduğu gibi, bu keskin yükselişin ardından gelen kâr satışları piyasa profesyonelleri tarafından “sağlıklı bir konsolidasyon” olarak nitelendirilmiştir.
Bu dönemde getirilerin homojen dağılmadığını gözlemledik. 2025 yılından bu yana %392 getiri ile liderliği göğüsleyen finansal kiralama ve faktoring sektörü, 2026’nın ilk yarısında da ivmesini korumuştur. Onu sırasıyla aracı kurumlar ve madencilik sektörleri takip etmiştir. Ancak sanayi üretimindeki zayıflık ve 48,9 seviyesine gerileyen PMI verileri, dayanıklı tüketim mallarında %9’luk bir daralmayı da beraberinde getirmiş; bu durum yan hisselerin endeks ağırlığı yüksek hisselerin gerisinde kalmasına neden olmuştur.
BİST 100 Endeksi Yorumu: Yılın İkinci Yarısında Enflasyon ve Faiz Etkisi
Borsa İstanbul’un 2026 ikinci yarı performansını belirleyecek ana katalizör, TCMB’nin faiz indirim döngüsündeki kararlılığı ve enflasyon verilerindeki “kalıcı” iyileşmedir. 2025 yılının son çeyreğinde başlayan indirim süreci (Ekim’de 200bp, Aralık’ta 150bp), politika faizini %38 seviyesine çekmiştir. 2026 sonu itibarıyla politika faizinin %28 seviyesinde dengelenmesi yönündeki projeksiyonlarımız, sermaye maliyetindeki düşüşün şirket değerleme modellerine (DCF) doğrudan pozitif yansıyacağına işaret etmektedir.
Enflasyonun Anatomisi: Hizmet ve Mal Ayrışması
Burgan Yatırım verileri ışığında enflasyonun yapısını incelediğimizde, “hizmet enflasyonu katılığı” en büyük risk başlığı olarak kalmaya devam etmektedir. 2025 sonu itibarıyla mal enflasyonu %25 seviyelerine gerilerken, hizmet enflasyonunun %43,99 ile yüksek seyrini koruması, TCMB’nin “temkinli gevşeme” stratejisinin nedenidir. 2026 sonu için piyasa profesyonellerinin medyan beklentisi %23,35 iken, bizim yıl sonu hedefimiz %23,60 seviyesindedir.
Burada kritik olan kavram ex-ante reel faiz (beklenen enflasyona göre reel faiz) dengesidir. Politik risk algısındaki gerileme, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu reel faiz marjını daraltmakta, bu da borsa için alternatif getiri maliyetini düşürmektedir. Şirketlerin finansman giderlerindeki azalma, özellikle yüksek borçluluğa sahip sanayi devlerinde kârlılık marjlarını (EBITDA margin) genişletecek temel unsur olacaktır.
Sektörel Derin Bakış: Yılın İkinci Yarısında Yıldızı Parlayacak Alanlar
Yılın ikinci yarısında “seçicilik” anahtar kelimedir. Endeksin geneline yayılacak bir ralli yerine, katalizörü güçlü tematik sektörlerin öne çıkacağı bir piyasa yapısı bekliyoruz.
1. Bankacılık: Faiz Marjlarında Toparlanma
Seda Yalçınkaya Özer ve Nuri Sevgen gibi uzmanların da altını çizdiği üzere, XBANK endeksi faiz indirim döngüsünün en büyük yararlanıcısıdır. Fonlama maliyetlerinin kredi getirilerinden daha hızlı aşağı gelmesi, bankaların net faiz marjlarında (NIM) belirgin bir toparlanma alanı yaratmaktadır. Teknik olarak 16.000-17.000 direnç kuşağının üzerinde kalıcılık sağlanması, sektörde tarihi bir trend değişimini teyit edecektir.
2. Holdingler: Net Aktif Değer (NAD) İskontolarının Daralması
Mehmet Gerz’in vurguladığı gibi, yabancı kurumsal yatırımcıların Türkiye’ye giriş kapısı her zaman büyük holdinglerdir. Akbank, Koç Holding ve Yapı Kredi gibi amiral gemilerinde gördüğümüz yabancı ilgisi, holdinglerin %40-50 seviyelerine ulaşan NAD iskontolarının artık sürdürülemez olduğunu göstermektedir. Küresel risk iştahındaki artış, bu iskontoların tarihsel ortalamalara çekilmesini (mean reversion) sağlayacaktır.
3. Ulaştırma ve Havacılık: Yakıt Maliyeti Avantajı
Petrol fiyatlarının, ABD-İran yakınlaşmasıyla 70-80 dolar bandında stabilize olması, havacılık sektörü için operasyonel kaldıraç etkisi yaratacaktır. THY ve TAV gibi şirketler, döviz yaratma kapasiteleri ve düşen enerji maliyetleriyle 2026’nın ikinci yarısında portföylerin temel taşı olmaya adaydır. Özellikle turizm sezonunun güçlü geçmesi, bu şirketlerin nakit akış verimini (cash flow yield) zirveye taşıyacaktır.
4. Savunma Sanayi: NATO Çarpanı
Baki Atılal, savunma sanayisinin sadece yerli projelerle değil, NATO ülkelerinin artan savunma harcamalarıyla da ivme kazandığını belirtmektedir. ASELSAN gibi global ölçekte iş yapabilen şirketler, sipariş defterlerindeki doluluk oranı ve yüksek teknoloji ihracatıyla endeksin üzerinde bir beta ile hareket edebilir.
5. GYO ve Perakende: Faiz ve Defansif Denge
Tuncay Turşucu, faizlerin düşmesiyle beraber iskonto oranlarının gerileyeceğini ve özellikle AVM kira gelirleri güçlü olan GYO’ların değerleme farklarıyla öne çıkacağını öngörmektedir. Gıda perakende sektörü ise, enflasyonun hız kestiği bu dönemde “ürün miksi yönetimi” ve operasyonel verimlilikle defansif bir liman olma özelliğini sürdürecektir.
Yabancı Yatırımcı Davranışları ve Küresel Korelasyon
2026’da yabancı yatırımcı davranışı, 2025’teki “bekle-gör” politikasından “pozisyon al” aşamasına geçmiştir. 2025 yılının tamamında gerçekleşen 2,6 milyar dolarlık yabancı girişi, 2026’nın sadece Ocak ayında 1,9 milyar dolar ile neredeyse yakalanmıştır. Bu, bir “mod değişiminin” en net kanıtıdır.
Mehmet Gerz’in de belirttiği üzere, yabancıların sadece bankalarla sınırlı kalmayıp; yurt dışı pazarlarda rekabet gücü olan Coca-Cola İçecek, Aksa Enerji, Kale Kimyasal, Tüpraş ve Enka gibi şirketlere yönelmesi, yatırımın niteliğinin de “sıcak paradan” “kurumsal sermayeye” evrildiğini göstermektedir. Fed’in 2026 yılında 50 baz puanlık faiz indirimi projeksiyonu, gelişmekte olan piyasalara yönelik likidite akışını destekleyen küresel bir rüzgar yaratmaktadır.
BİST 100 2026 İkinci Yarı Yorumu: Teknik Analiz Seviyeleri
Teknik açıdan BİST 100, iki yıllık devasa bir konsolidasyon formasyonunu yukarı yönlü kırmış durumdadır. Mustafa Aşkın’ın analizleri ışığında, 2026’nın ikinci yarısı için kritik teknik harita şu şekildedir:
- Pivot ve Destek Seviyeleri: 13.700 puan seviyesi, Seda Özer’in de belirttiği gibi “ana dip” ve “trend dönüş hattı” olarak izlenmelidir. Olası geri çekilmelerde 12.400 ve 13.000 seviyeleri güçlü alım bölgeleri olarak çalışacaktır.
- Direnç ve Hedef Seviyeleri: 14.700 ve 15.700 kısa vadeli dirençler iken, formasyon hedefi makro normalleşme desteğiyle 18.500 – 20.000 bandına işaret etmektedir.
XBANK tarafındaki 17.000 puan eşiğinin aşılması, endeksin 20.000 yolculuğundaki en önemli teknik teyit olacaktır.
Riskler ve Fırsatlar: Yatırımcının Bilmesi Gerekenler
Bir stratejist olarak, yatırımın sadece getiriden değil, risk yönetiminden ibaret olduğunu hatırlatmam gerekir:
Riskler:
- Hizmet Enflasyonu: %43,99 seviyesindeki hizmet enflasyonunun katılık sergilemesi, TCMB’yi faiz indirimlerini ötelemeye zorlayabilir.
- Küresel Korumacılık: ABD-Çin arasındaki gümrük vergileri çatışmasının küresel ticaret hacmini daraltması.
- Rafinaj Marjları: Petrol fiyatlarındaki düşüşün, Tüpraş gibi devlerde stok zararını ve marj baskısını tetiklemesi.
Fırsatlar:
- Enerji Dönüşümü: Sanayi elektriği ve yenilenebilir enerji alanındaki yatırımların kâr marjlarına katkısı.
- Kredi Not Artışları: CDS’teki düşüşü takip edecek olası yatırım yapılabilir seviye not artırımları.
- Siyasi İstikrar: Erken seçim tartışmalarının ötesinde, ekonomi programına olan güvenin pekişmesi.
Portföy Dağılımı Önerileri: Riski Nasıl Yönetmeli?
2026’nın ikinci yarısında “yüzde yüz hisse” ya da “yüzde yüz nakit” yerine dengeli bir alokasyon (asset allocation) tercih edilmelidir:
- Dengeli Yatırımcı: %50-60 Hisse Senedi (BIST 30 ağırlıklı), %40 TL Mevduat/Para Piyasa Fonu.
- Agresif Yatırımcı: %60-70 Hisse Senedi (Yabancı payı yüksek holding ve savunma), %30 Değişken Fon.
- Muhafazakar Yatırımcı: %35-40 Hisse Senedi, %60 Sabit Getirili Enstrümanlar.
VERİ TABLOLARI
Tablo 1: Sektörel Beklenti ve Risk Matrisi
| Sektör | Beklenti | Ana Katalizör | Risk Skoru (1-10) |
|---|---|---|---|
| Bankacılık | Pozitif | NIM (Net Faiz Marjı) Toparlanması | 4 |
| Savunma | Güçlü Pozitif | NATO Harcamaları ve İhracat Portföyü | 3 |
| Havacılık | Pozitif | Petrol Fiyatı Düşüşü ($70-80 Bandı) | 5 |
| GYO | Nötr / Pozitif | Faiz İndirim Döngüsü ve NAD İskontosu | 6 |
| Rafinaj | Nötr / Temkinli | Stok Zararı ve Marj Baskısı | 7 |
Tablo 2: Makroekonomik Projeksiyonlar (2026 Sonu)
| Gösterge | 2025 Gerçekleşen | 2026 Projeksiyon (Piyasa) | 2026 Projeksiyon (Burgan) |
|---|---|---|---|
| Politika Faizi | %38 | %28 | %28 |
| Enflasyon (TÜFE) | %30,89 | %23,35 | %23,60 |
| GSYİH Büyüme | %3,2 | %3,8 | %4,0 |
| CDS Risk Primi | 280 | 225 | 210 |
Tablo 3: Uzman Endeks ve Strateji Projeksiyonu
| Kurum/Uzman | Hedef Seviye / Direnç | Hisse Senedi Ağırlığı Önerisi | Ana Tema |
|---|---|---|---|
| Seda Y. Özer | 15.000+ | %50 – %60 | Faiz İndirimi ve Dip (13.700) |
| Mustafa Aşkın | 15.700 (Direnç) | %25 – %35 | BIST 30 ve İşlem Derinliği |
| Üzeyir Doğan | 16.000+ | %40 – %50 | NATO Zirvesi ve Petrol Etkisi |
| Burgan Yatırım | 15.000 – 18.500 | %55 – %65 | Makro Normalleşme |
Sıkça Sorulan Sorular
2026 yılının ikinci yarısında borsa ne olur?
Borsa İstanbul, 2026'nın ikinci yarısında makroekonomik normalleşmenin en güçlü safhasına girmektedir. TCMB'nin faiz indirim döngüsünün derinleşmesi ve enflasyonun %23-24 bandına doğru kalıcı gerilemesi, hisse senedi piyasasını destekleyen ana unsurlardır. Teknik olarak 13.700 seviyesinin "ana dip" olarak tescillenmesiyle birlikte, endeksin 15.000 - 20.000 bandına doğru hareket etmesi temel senaryodur.
Ancak bu yükseliş, 2024 ve 2025'teki gibi spekülatif değil; daha çok bilanço kalitesi, nakit akışı ve rasyonel değerlemeler üzerinden şekillenecektir. Küresel piyasalarla olan korelasyonun artması, Borsa İstanbul'un dünya borsalarındaki pozitif havadan daha fazla pay almasını sağlayacaktır.
BİST 100 yılın ikinci yarısında hangi hisseler alınır?
Yılın ikinci yarısında odağımızda "faiz indirimine duyarlı" ve "global rekabet gücü yüksek" şirketler yer almalıdır. Bankacılık tarafında fonlama maliyeti avantajıyla Akbank ve Garanti BBVA; sanayi ve savunma tarafında ise devasa sipariş defteriyle ASELSAN ve küresel operasyonlarıyla Coca-Cola İçecek öne çıkmaktadır.
Ayrıca, petrol fiyatlarındaki düşüşün maliyet avantajı yaratacağı THY ve TAV Havalimanları portföylerde dengeleyici rol oynayabilir. GYO tarafında ise borçluluk oranı düşük, AVM kira geliri dolarize olmuş şirketler, faiz düşüş döngüsünde iskonto daralmasından faydalanacaktır.
Faiz indirimleri borsayı nasıl etkiler?
Faiz indirimleri borsa için iki yönlü bir doping etkisidir. İlki, şirketlerin borçlanma maliyetlerini düşürerek net kârlılıklarını artırması; ikincisi ise değerleme modellerinde kullanılan "iskonto oranının" düşerek hedef fiyatların yukarı revize edilmesidir.
Buna ek olarak, mevduat faizlerinin %30’ların altına sarkması, yerli bireysel yatırımcının getiri arayışıyla yeniden borsa kanalına yönelmesini teşvik eder. 2026 yılında beklediğimiz bu "asimetrik normalleşme", hisse senetlerini rakipsiz bir varlık sınıfı haline getirebilir.
Borsa İstanbul'da yabancı alımı devam eder mi?
Türkiye'nin CDS risk priminin 225 puan seviyesine yerleşmesi, yabancı fon yöneticileri için "güvenli bölgeye giriş" sinyalidir. 2026 Ocak ayındaki 1,9 milyar dolarlık girişin bir tesadüf olmadığını, aksine kurumsal fonların Türk varlıklarında "underweight" (düşük ağırlık) pozisyonundan "neutral" (nötr) veya "overweight" (yüksek ağırlık) pozisyonuna geçiş yaptığını görüyoruz.
Enflasyon beklentilerindeki düzelme ve öngörülebilir ekonomi politikaları devam ettiği sürece, küresel likiditenin (özellikle Fed sonrası) Türkiye gibi çarpanları ucuz kalmış pazarlara akışı sürecektir.
2026 ikinci yarıda en riskli sektörler hangileri?
En yüksek risk, petrol fiyatlarındaki volatiliteye doğrudan maruz kalan rafinaj ve petrokimya sektörlerinde görülmektedir. Petrolün 70-80 dolar bandına yerleşmesi havacılık için fırsatken, rafinaj tarafında "stok zararı" ve marj baskısı yaratabilir.
Ayrıca, Burgan Strateji Raporu’nda da belirtildiği gibi, borçluluk oranı yüksek ve nakit akışı zayıf olan enerji üretim şirketlerine karşı temkinli olunmalıdır. Hizmet enflasyonundaki katılıktan dolayı, iş gücü maliyeti çok yüksek olan ancak bu maliyeti son tüketiciye yansıtamayan "marjı dar" sektörler de negatif ayrışabilir.
Borsa İstanbul’da Stratejik Sabır Zamanı
Borsa İstanbul, 2026 yılının ikinci yarısına hem teknik hem de temel açıdan yeni bir büyüme hikayesiyle giriyor. Rasyonel ekonomi politikalarının meyvelerini toplama dönemine girilirken, yatırımcılar için en büyük kazanç “doğru sektörde doğru hisseyi seçmekten” ve stratejik sabrı elden bırakmamaktan geçecektir. 13.700 puanın ana destek, 20.000 puanın ise makro vizyon olduğu bu süreçte, profesyonel yönetim ve seçici portföy yapısı faizin ötesinde getiri sağlamanın yegane yoludur.
Sizce 2026’nın ikinci yarısında hangi sektör sürpriz yapacak? Havacılık mı yoksa savunma mı? Yorumlarda bizimle paylaşın!
Kullanılan Kaynaklar: Burgan Yatırım 1Ç2026 Strateji Raporu, CNBC-e Ekonomi Haberleri (17.06.2026), Ekonomi Gazetesi (23.02.2026).
